|
Kategori |
İngilizce |
Türkçe |
|
| Genel |
|
| 1 |
Genel |
be pretty well suited to f. |
iyi uymak |
|
| 2 |
Genel |
be well worth the trouble f. |
zahmete değmek |
|
| 3 |
Genel |
be well off f. |
durumu iyi olmak |
|
|
|
| 4 |
Genel |
be well balanced f. |
dengede durmak |
|
| 5 |
Genel |
be well trained f. |
iyi eğitilmek |
|
| 6 |
Genel |
be well-arranged f. |
düzgün olmak |
|
| 7 |
Genel |
be well-liked by the public f. |
halk tarafından çok sevilmek |
|
| 8 |
Genel |
be well-known f. |
tanınmak |
|
|
|
| 9 |
Genel |
be well-received f. |
iyi karşılanmak |
|
| 10 |
Genel |
be well-heard f. |
iyi duyulmak |
|
| 11 |
Genel |
be well-versed in f. |
bir şeyde uzman olmak |
|
| 12 |
Genel |
be well-versed in f. |
bir konuda bilgili olmak |
|
| 13 |
Genel |
be well understood f. |
iyi anlaşılmış olmak |
|
| 14 |
Genel |
be well understood f. |
iyi anlaşılmak |
|
| 15 |
Genel |
be well informed f. |
günü gününe bilgi edinmek |
|
| 16 |
Genel |
be well informed f. |
düzenli haber almak |
|
| 17 |
Genel |
be very well received f. |
çok olumlu bulunmak |
|
| 18 |
Genel |
be very well received f. |
çok hoş karşılanmak |
|
|
|
| 19 |
Genel |
be well-known with its f. |
ile meşhur olmak |
|
| 20 |
Genel |
be well-known with its f. |
ile bilinmek |
|
| 21 |
Genel |
be well-controlled f. |
kontrollü olmak |
|
| 22 |
Genel |
be well received f. |
iyi tepki almak |
|
| 23 |
Genel |
be well received f. |
olumlu tepki almak |
|
| 24 |
Genel |
be well received f. |
olumlu tepkiler almak |
|
| 25 |
Genel |
be well-versed in f. |
bir konudan oldukça anlamak |
|
| 26 |
Genel |
be well-looked after f. |
iyi bakılmak |
|
| İfadeler |
|
| 27 |
İfadeler |
may well be expr. |
anlaşılan o ki |
|
| 28 |
İfadeler |
i might as well be hanged for a sheep as a lamb expr. |
boğulacaksan büyük denizde boğul |
|
| 29 |
İfadeler |
I might as well be hanged for a sheep as a lamb |
battı balık yan gider |
|
| Atasözü |
|
| 30 |
Atasözü |
if you would be well served |
kendi ununu kendin öğüt |
|
| 31 |
Atasözü |
if you would be well served |
bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın |
|
| 32 |
Atasözü |
if you would be well served, serve yourself |
işinin iyi görülmesini istiyorsan, kendi işini kendin gör |
|
| Konuşma Dili |
|
| 33 |
Konuşma Dili |
be well away f. |
dağıtmak |
|
| 34 |
Konuşma Dili |
be well away f. |
kafayı çekmek |
|
| 35 |
Konuşma Dili |
be well away f. |
rakiplerini geride bırakmak |
|
| 36 |
Konuşma Dili |
be well away f. |
küfelik olmak |
|
| 37 |
Konuşma Dili |
be well away f. |
kafayı bulmak |
|
| 38 |
Konuşma Dili |
be well away f. |
sarhoş olmak |
|
|
|
| 39 |
Konuşma Dili |
be well away f. |
uyumak |
|
| 40 |
Konuşma Dili |
be all very well f. |
iyi hoş olmak |
|
| 41 |
Konuşma Dili |
be all very well f. |
iyi güzel olmak |
|
| 42 |
Konuşma Dili |
be (just) as well f. |
mantıklı olmak |
|
| 43 |
Konuşma Dili |
be (just) as well f. |
iyi olmak |
|
| 44 |
Konuşma Dili |
be (just) as well f. |
yarar olmak |
|
| 45 |
Konuşma Dili |
be (just) as well f. |
akıllıca olmak |
|
| 46 |
Konuşma Dili |
be (just) as well (to do something) f. |
(bir şeyi yapmak) akıllıca olmak |
|
| 47 |
Konuşma Dili |
be (just) as well (to do something) f. |
(bir şeyi yapmakta) yarar olmak |
|
| 48 |
Konuşma Dili |
be (just) as well (to do something) f. |
(bir şeyi yapmak) iyi olmak |
|
| 49 |
Konuşma Dili |
be (just) as well (to do something) f. |
(bir şeyi yapmak) mantıklı olmak |
|
| 50 |
Konuşma Dili |
be well, ideally, better placed for something/to do something f. |
yeri güzel, uygun, iyi olmak |
|
| 51 |
Konuşma Dili |
be well, ideally, better placed for something/to do something f. |
bir şey için/bir şeyi yapmak için uygun konumda/yerde olmak |
|
| 52 |
Konuşma Dili |
be well, ideally, better placed for something/to do something f. |
bir şey için/bir şeyi yapmak için iyi, ideal, daha iyi konumda olmak |
|
| 53 |
Konuşma Dili |
be well, ideally, better placed for something/to do something f. |
yeri rahat, elverişli, yakın olmak |
|
| 54 |
Konuşma Dili |
be well, ideally, better placed for something/to do something f. |
bir şey için/bir şeyi yapmak için iyi bir fırsatı/şansı olmak |
|
| 55 |
Konuşma Dili |
be well aware that... f. |
hakkında bilgisi olmak |
|
| 56 |
Konuşma Dili |
be well off for something f. |
bir şeyden yeterli sayıda/miktarda olmak |
|
| 57 |
Konuşma Dili |
be well off for something f. |
bir şeyden yeterince olmak |
|
| 58 |
Konuşma Dili |
be well out of something [uk] f. |
iyi ki bir şeyden ayrılmış/çıkmış olmak |
|
| 59 |
Konuşma Dili |
be well out of something [uk] f. |
bir şeyden ayrılması isabet olmak |
|
| 60 |
Konuşma Dili |
be well out of something [uk] f. |
bir şeyden ayrıldığı/çıktığı için şanslı olmak |
|
| 61 |
Konuşma Dili |
be well out of something [uk] f. |
şansı varmış ki bir şeyden ayrılmış olmak |
|
| 62 |
Konuşma Dili |
be well aware that... f. |
'-in tamamen farkında olmak |
|
| 63 |
Konuşma Dili |
be well off for something f. |
bir şeyden istendiği kadar olmak |
|
| 64 |
Konuşma Dili |
be well aware that... f. |
'-den tamamen haberi olmak |
|
| 65 |
Konuşma Dili |
be well off for something f. |
bir şeyden gerektiği kadar olmak |
|
| 66 |
Konuşma Dili |
be well away [uk] f. |
iyi ilerleme kaydetmek |
|
| 67 |
Konuşma Dili |
be well out of something [uk] f. |
artık bir şeyin içerisinde bulunmadığı için şanslı olmak |
|
| 68 |
Konuşma Dili |
be well aware that... f. |
'-den tamamen haberdar olmak |
|
| 69 |
Konuşma Dili |
be well aware that... f. |
bilgisi dahilinde olmak |
|
| 70 |
Konuşma Dili |
be well away [uk] f. |
başarıya doğru ilerlemek |
|
| 71 |
Konuşma Dili |
be well aware that... f. |
-i çok iyi bilmek |
|
| 72 |
Konuşma Dili |
be well away [uk] f. |
iyi ilerlemek |
|
| 73 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) doğru emin adımlarla ilerlemek |
|
| 74 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to (something) f. |
(amacına/sonuca doğru) epey ilerlemek |
|
| 75 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way to (something) f. |
(amacına/sonuca) bir adım daha yaklaşmak |
|
| 76 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to (something) f. |
(amacına/sonuca) bir adım daha yaklaşmak |
|
| 77 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) yaklaşmış olmak |
|
| 78 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way to (something) f. |
(amacına/sonuca) yaklaşmış olmak |
|
|
|
| 79 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way to (something) f. |
(amacına/sonuca doğru) epey ilerlemek |
|
| 80 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) doğru epey yol kat etmiş olmak |
|
| 81 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way to (something) f. |
(amacına/sonuca) doğru epey yol kat etmiş olmak |
|
| 82 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) yakında ulaşacak olmak |
|
| 83 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards (something) f. |
(amacına/sonuca doğru) epey ilerlemek |
|
| 84 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) doğru epey yol kat etmiş olmak |
|
| 85 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) bir adım daha yaklaşmak |
|
| 86 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way to (something) f. |
(amacına/sonuca) yakında ulaşacak olmak |
|
| 87 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to (something) f. |
(amacına/sonuca) doğru emin adımlarla ilerlemek |
|
| 88 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way towards (something) f. |
(amacına/sonuca doğru) epey ilerlemek |
|
| 89 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) bir adım daha yaklaşmak |
|
| 90 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to (something) f. |
(amacına/sonuca) doğru epey yol kat etmiş olmak |
|
| 91 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to (something) f. |
(amacına/sonuca) yaklaşmış olmak |
|
| 92 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) doğru emin adımlarla ilerlemek |
|
| 93 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) yakında ulaşacak olmak |
|
| 94 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way to (something) f. |
(amacına/sonuca) doğru emin adımlarla ilerlemek |
|
| 95 |
Konuşma Dili |
be (well) one's way towards (something) f. |
(amacına/sonuca) yaklaşmış olmak |
|
| 96 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to (something) f. |
(amacına/sonuca) yakında ulaşacak olmak |
|
| 97 |
Konuşma Dili |
be as well f. |
akıllıca olmak |
|
| 98 |
Konuşma Dili |
be as well f. |
yarar olmak |
|
| 99 |
Konuşma Dili |
be as well f. |
mantıklı olmak |
|
| 100 |
Konuşma Dili |
be as well f. |
iyi olmak |
|
| 101 |
Konuşma Dili |
be doing well f. |
iyi olmak |
|
| 102 |
Konuşma Dili |
be doing well f. |
başarılı olmak |
|
| 103 |
Konuşma Dili |
be doing well f. |
yolunda gitmek |
|
| 104 |
Konuşma Dili |
be doing well f. |
sağlığı yerinde olmak |
|
| 105 |
Konuşma Dili |
be doing well f. |
iyi gitmek |
|
| 106 |
Konuşma Dili |
be doing well f. |
iyileşmek |
|
| 107 |
Konuşma Dili |
be doing well f. |
sağlıklı olmak |
|
| 108 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way to something f. |
(amacına/sonuca) yaklaşmış olmak |
|
| 109 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to something f. |
(amacına/sonuca) doğru epey ilerlemek |
|
| 110 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way towards something f. |
(amacına/sonuca) bir adım daha yaklaşmak |
|
| 111 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards something f. |
(amacına/sonuca) doğru epey yol kat etmiş olmak |
|
| 112 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to something f. |
(amacına/sonuca) doğru emin adımlarla ilerlemek |
|
| 113 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards something f. |
(amacına/sonuca) bir adım daha yaklaşmak |
|
| 114 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards something f. |
(amacına/sonuca) yakında ulaşacak olmak |
|
| 115 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards something f. |
(amacına/sonuca) yaklaşmış olmak |
|
| 116 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way to something f. |
(amacına/sonuca) yakında ulaşacak olmak |
|
| 117 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way to something f. |
(amacına/sonuca) doğru epey ilerlemek |
|
| 118 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way to something f. |
(amacına/sonuca) doğru epey yol kat etmiş olmak |
|
| 119 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards something f. |
(amacına/sonuca) doğru emin adımlarla ilerlemek |
|
| 120 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way to something f. |
(amacına/sonuca) bir adım daha yaklaşmak |
|
| 121 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way towards something f. |
(amacına/sonuca) doğru emin adımlarla ilerlemek |
|
| 122 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to something f. |
(amacına/sonuca) doğru epey yol kat etmiş olmak |
|
| 123 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way towards something f. |
(amacına/sonuca) doğru epey yol kat etmiş olmak |
|
| 124 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way towards something f. |
(amacına/sonuca) yakında ulaşacak olmak |
|
| 125 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way to something f. |
(amacına/sonuca) doğru emin adımlarla ilerlemek |
|
| 126 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to something f. |
(amacına/sonuca) yaklaşmış olmak |
|
| 127 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to something f. |
(amacına/sonuca) bir adım daha yaklaşmak |
|
| 128 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way towards something f. |
(amacına/sonuca) doğru epey ilerlemek |
|
| 129 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way to something f. |
(amacına/sonuca) yakında ulaşacak olmak |
|
| 130 |
Konuşma Dili |
be (well) on your way towards something f. |
(amacına/sonuca) yaklaşmış olmak |
|
| 131 |
Konuşma Dili |
be (well) on the way towards something f. |
(amacına/sonuca) doğru epey ilerlemek |
|
| 132 |
Konuşma Dili |
be (well) in with somebody f. |
biriyle iyi anlaşmak |
|
| 133 |
Konuşma Dili |
be (well) in with somebody f. |
biriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak |
|
| 134 |
Konuşma Dili |
be (well) in with somebody f. |
biriyle dostça/arkadaşça ilişkiler içerisinde olmak |
|
| 135 |
Konuşma Dili |
be (well) in with somebody f. |
biriyle ilişkisini/arasını iyi tutmak |
|
| 136 |
Konuşma Dili |
well, I'll be! expr. |
vay anasını |
|
| 137 |
Konuşma Dili |
well, I'll be hanged! expr. |
vay anasını |
|
| 138 |
Konuşma Dili |
well, I'll be! expr. |
yok artık |
|
| 139 |
Konuşma Dili |
well, I'll be hanged! expr. |
yok artık |
|
| 140 |
Konuşma Dili |
well, I'll be! expr. |
şaştım kaldım |
|
| 141 |
Konuşma Dili |
well, I'll be hanged! expr. |
şaştım kaldım |
|
| 142 |
Konuşma Dili |
well, I'll be! expr. |
bir yaşıma daha girdim |
|
| 143 |
Konuşma Dili |
well, I'll be hanged! expr. |
bir yaşıma daha girdim |
|
| 144 |
Konuşma Dili |
well, I'll be! expr. |
deme! |
|
| 145 |
Konuşma Dili |
well, I'll be hanged! expr. |
vay be |
|
| 146 |
Konuşma Dili |
well, I'll be! expr. |
vay be |
|
| 147 |
Konuşma Dili |
(well) I'll be! expr. |
şaştım kaldım |
|
| 148 |
Konuşma Dili |
(well,) I'll be darned! [old-fashioned] expr. |
yok artık |
|
| 149 |
Konuşma Dili |
(well) I'll be! expr. |
yok artık |
|
| 150 |
Konuşma Dili |
(well,) I'll be! expr. |
hadi canım sen de |
|